26 Ocak 2015 Pazartesi

Nihayet gene köyümdeyim

Yeni uğraşım bu günlerde kırmızı Kaliforniya solucan gübresi ve yetiştirmesi
Kırmızı Kaliforniya solucanı
Dünyaya siz de bir imza bırakın. Evsel atıklarınızı değerlendirerek geri dönüşüme katkı sağlayın. Çocuklarınızın ve sizlerin sağlığı, ortak geleceğimiz, doğal yaşamın devamı ve dünyanın ekolojik dengesi için %100 Organik Ürünler kullanın ve kullanımını teşvik edin. Toprakçı çiftliği  Organik Ürünler, üretim esnasında tamamen geri dönüşümü esas alan, çevreye duyarlı, toprağa saygılı Solucan Gübresi (Vermikompost) daha sağlıklı bir dünyanın anahtarıdır. Solucanlarla yaptığımız bu uluslararası yürüyüşe katılın. Gezegenimizin verebileceğimiz her türlü yardıma ihtiyacı var! Solucan Gübresi bitkilerin kök gelişimini hızlandırır, büyümesini ve verimini arttırır, bitkilerin bağışıklık sistemini güçlendirerek onların hastalıklara karşı dayanıklı olmalarını sağlar. Solucan Gübresi ile yetiştirilmiş gıdalarla beslendiğinizde siz de kendi bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalıklara karşı dayanıklı hale geleceksiniz. 
Haydi Solucanlar Harekete Geçin!

Solucanlar, dünyanın var oluş sürecinin başından beri hayatta kalabilen nadir hayvanlardan biridir. Bunca zamandır hayatta kalabilmelerini, bağışıklık sistemlerinin gücüne borçludurlar. Bağışıklık sistemlerinin gücü de, solucanların üzerinde ve sindirim sistemlerinde mevcut olan ve onları koruyan vücut sıvıları (Sölom Sıvısı) sayesinde oluşur. Solucanların hareket kolaylığı sağlamak ve toprakta bulunan milyonlarca zararlı bakteriden korunmak için yani hastalanmamak için Sölom Sıvısı salgılarlar. Sölom Sıvısının zararlı organizmalara karşı olan baskılayıcı tutumu kanıtlanmış ve hatta omurgalı canlılarda kanser hücreleri üzerindeki etkileri gözlemlenmiştir. Solucanların sindirim sisteminde, çok sayıdaki mikroorganizma taşıyan, azot fikse eden bakteriler ve antibiyotik etkisi yaratacak doğal büyüme hormonları ve enzimler bulunur. Solucanların sindirim sistemlerinde rhizobium (azot biriktirmeye yarayan bakteriler) azoto bakteriler nitrosomonas (amonyağı nitrata nitratı nitrite çeviren bakteriler ) ve mikorizal mantarlar (bitki korteksinde yaşayan alımı yavaş besinleri alınabilir forma getirmekte yardımcı olan bakteriler) bulunmaktadır. Bu bakteri ve mantarları solucanlar sindirim sistemlerinden geçen yiyeceğe karıştırmak sureti ile gübreye enjekte ederler. İşte Mucizenin Tanımı Budur! Solucanlara verilen mamalar, solucanların bu doğal sindirim sisteminden geçerken, enzim ve bağırsak faaliyetleri sonrası ortaya çıkan dışkı yani vermikest, parçalama gerektirmeyen, bitkinin alabileceği formda yoğun bitki besin elementleri yüklenerek çıkar. Hem enzimler, hem bitki besin elementleri hem de Sölom Sıvısı sayesinde son derece kaliteli ve değerli bir dışkı olan Solucan Gübresi; kök ve kök çevresindeki hastalıklara (nematod, fusariyum) karşı direnç sağlar. Bu direnç ve besinler kök kılcalları ve ana kökler tarafından bitkiye aktarılır. Organik maddece zengin bu doğal gübre sayesinde, balkonunuzda, bahçenizde diktiğiniz sebze ve meyvelerden dirençli, kaliteli, doğal esanslı, doğal nefasetli ürünler elde edilir.

Verilebilenler 
Domates, Biber, Patlıcan, Salatalık, Kabak Kabukları Marul, Kıvırcık, Lahana, Asma Yaprakları Meyve kabukları Elma, Armut, Şeftali vs. Fasulye, Barbunya, Bezelye Atıkları Muz Kabuğu (Çok severler) Maydanoz, Az Miktarda Havuç Posası İnceltilmiş Yumurta kabuğu (asidi dengeler) Yaprak (iğneli ve meşe hariç) Çay, Kahve Posası (Çok severler) Nane, Kekik (Az Miktarda) Kurutulmuş (Az Miktarda) Çim Sebzelerinizin Hasat Çıktıları (ufalanmış) Az Miktarda Toprak Karton, Mukavva, Gazete Kâğıdı (Baskısız) Hindistan Cevizi Kabuğu (Ufalanmış) Az miktarda şeker vb

Verilemeyenler Et ve Süt Ürünleri İğne Yapraklar Soğan, Sarımsak Portakal, Limon, Mandalina Suyu Alınmamış Karpuz Suyu Alınmamış Kavun Yağ Renkli Baskılı Kâğıt Narenciye Çekirdek Ekmek, Kek, Makarna Dergi Yaprakları Patates Salata Sosları Tuzlu Yiyecekler Taze Kesilmiş Yaş Çim

Solucanları Beslemek Solucanlar, yataklarındaki yiyecekleri ve önceki yemek kaynaklarını tekrar tekrar yiyebilirler. Solucanlar her gün kendi ağırlıkları kadar yiyecek tüketirler. Ancak bunun her zaman yeni eklenen yemek atıklarından olacağını söylemek doğru olmaz. Siz daha uzun süre bekledikçe (solucanlar aynı yiyeceği tekrar tekrar yedikçe) solucan gübresinin kalitesi artacaktır. Solucanları 2 günde bir veya her gün azar azar besleyin. Onlara ufak miktarlarda yiyecek verin. (125 gr. kadar) Solucanları çok fazla beslemeyin. Tüketemeyecekleri kadar bir besin ile beslemeniz halinde ortamda asit birikebilir ve solucanlarınıza zarar verebilir, sinek ve koku yapabilir. Eğer çok fazla yiyecek birikirse, bunları plastik bir kutu içinde veya suyunu almak sureti ile buzdolabı poşetinde buzdolabında saklayın. Gerektikçe solucanlara verin. Bunu en iyi siz gözlemleyeceksiniz. 
Unutmamak gerekir ki, tüketecekleri bir mama kalmaz ise solucanlarınız ölürler.

Mama nasıl verilmeli?
 Bu tamamen sizin bu işe ayıracağınız zamanla ilgilidir. Solucanlarda diş olmadığından, ne kadar küçük parçalar halinde verirseniz, o kadar çabuk kompost elde edersiniz. EkosolFarm KompostBox®’ınız mutfak çıktınıza yetişemiyor ve çöpünüzü atmaya kıyamıyorsanız, bir öğütücüden geçirip suyunu iyice sıkıp buzlukta saklayabilir ihtiyacınız olunca tekrar verebilirsiniz. Bunların hiçbirine zamanın yok diyorsanız KompostBox’ınıza bütün olarak da atabilirsiniz. Solucanların Yaşam Ortamları ve Beslenmeleri ile İlgili Altın Kurallar • Solucanlar ışığı ve güneşi sevmezler mamanın veya toprağın içinden çıktıktan kısa bir süre sonra ölürler. Bundan dolayı karanlık bir ortam yaratmalısınız. • Nemin olduğu ortamlarda hareket edebilirler. Verdiğiniz mamalar yeterince su bırakacaklardır. Ancak yine de nemini zaman zaman kontrol etmeli, özellikle sıcak havalarda dikkat etmelisiniz. Nemsiz olduğunu düşünüyorsanız suyu boca etmeden bir püskürtme aracı ile nemlendirmelisiniz. Çok ıslak olursa kağıt ve mukavva takviyesi yapılmalı fazla ıslaklık alınmalıdır. Çok sıcağı da çok soğuğu da sevmezler. Ortamları 10–20 °C olursa yemeleri hızlanır. Aşırı sıcaklarda üst kapağı açarak havalandırma sağlanmalıdır. 5 °C nin altında uykuya dalarlar. Sıfırın altında ki derecelerde ölebilirler. Kap dolana kadar besinler azar azar verilmelidir. Her besini verirken maksimum 5 cm lik yükseklikte beslenmelidir. Yukarı çıkmadılarsa besin vermeye ara vermelisiniz. • • • • • • 
İyi Bir Mamalama Yapılmıyorsa Neler Olabilir Nasıl Önlem Alabilirsiniz? •
 Eğer içinde kurtçuklar oluşuyorsa et-­‐süt ürünleri, yağ veya karbonhidrat türevleri veriyor olabilirsiniz. Bu tür bir besleme yapmamalısınız. 
• Eğer kompost kutunuzda sinek ve koku oluşuyorsa az miktarda yaprak, toprak, kâğıt parçaları ve yumurta kabuğu kullanarak pH dengesini sağlamalısınız.
 • Solucanlar ölüyorsa besin maddelerine yaşam ortamı sıcaklıklarına, kompostun nemine dikkat etmelisiniz. 
Solucan Gübresinin Toplanması: 
En alt tabladaki yiyecekler genellikle ilk olarak kompost haline gelenler olacaktır. Alttaki bu tabladaki malzeme hemen hemen siyaha döndüğünde, parçacıklar ufalanmış hale geldiğinde ve tablada çok az veya hiç solucan kalmadığında ve yüzey demlenmekte olan pilav gibi göz göz olduğunda solucan atıklarını yani vermikompostunuzu toplamanın zamanı gelmiştir. 
Üretim tablasını bir torbaya boşalttıktan sonra tablayı durulayın. Bu durulama suyu da gübre olarak zengin içerikte olduğundan, bahçenize, saksılarınıza dökebilirsiniz.

Solucan Çayı Toplama:
 Kompost oluşumu sürecinde ortaya çıkan bir miktar nem, solucan çayı toplama tablasına düşecektir. Bu sıvı, yiyeceklere ve solucan atıklarına değmiş olduğu için zengin bir gübredir ve özellikle ekili sebze ve meyveleriniz için önemli bir besin kaynağıdır. 
Kompost Çayı’nı bitkilerinize uygularken mutlaka 1/10 oranında suyla karıştırınız. Bu sıvıyı toplamak için musluğun altına bir kase veya şişe koyunuz ve suyu süzmek için musluğu açınız. Sıvı Toplama tablasını zaman zaman yıkamanızı öneririz. 
Solucan Gübresi ürettiğinizde; Organik Tohum da temin ederek, balkonunuzda, bahçenizde sebze ve meyvelerinizi kendiniz yetiştirebilecek, sağlıksız kimyasal gıdalar yemek zorunda kalmayacaksınız! Lezzetli organik yiyecekler yakında yemek masanızda olacak!

Organik Tarım Nedir? Doğadaki dengeyi koruyan, toprak verimliliğinde devamlılığı sağlayan, hastalık ve zararlıları kontrol altına alarak, doğadaki canlıların sürekliliğini sağlayan, doğal kaynakların ve enerjinin optimum kullanımı ile optimum verim alma sistemidir. Kimyasal girdi kullanmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimidir. Doğadan aldığını doğaya geri veren, tarımın sürekliliğini sağlamayı hedefleyen toplu bir felsefenin ürünü, bir yaşam biçimidir. Organik Ürün; 
Organik ürünler tamamen doğadaki organik bitkilerden elde edilir. Saf ve doğal olmayan hiçbir madde içermez. 
Bir ürünün %100 Organik Olduğu Nasıl Anlaşılır? 
Avrupa Birliği standart ve kurallarına göre T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yetkilendirdiği sertifika kuruluşları tarafından, 
• Tarla’nın denetlenerek sertifikalanması
 • Tohum’un denetlenerek sertifikalanması
 • Doğal Gübre’nin denetlenerek sertifikalanması
 • Doğal Böcek İlacı’nın denetlenerek sertifikalanması
 • Yetişen Ürün’ün denetlenerek 

28 Şubat 2012 Salı

Cemreler

Son iki cemre birlesti ve cumaya kadar hava kotu sonrasi on derecelere cikiyor ve doga uyanmaya baslayacak kis aylarini geride biraktik artik

31 Ocak 2011 Pazartesi

ağva da arıcılık kursu

kursumuzu tarım müdürümüz veysel bey veriyor 15 kişi ile başlayan kursa katılım büyük oldu gene ayak ta seyrediyoruz ve dinliyoruz


7 Ocak 2011 Cuma

yılın ilk semineri

DAVETİYE





İstanbul İli Arı Yetiştircileri Birliği, Şile Kaymakamlığı ile Şile İlçe Tarım Müdürlüğü'nün düzenlemiş olduğu 2.eğitim seminerimiz 23.01.2011 de Şile Halk Eğitim Kültür Merkezinde yapılacaktır.DAVETLİSNİZ..

5 Ocak 2011 Çarşamba

4.marmara kongresi sonuc bildirgesi

SONUÇ BİLDİRGESİ
1-Ülkemizde Sosyal yardımlaşma Kurumları ve/veya Farklı kamu kurumları tarafından 5 işgünü arıcılık kursları yapılarak kovan dağıtımının yapılması arıcılığımıza ve ekonomiye olumlu bir katkı yapmaz tam tersine kamu kaynaklarının israfına yol açar. Bunun yerine Arıcı birliklerinin desteklenmesi ve ileri arıcılık kursları verilerek arı ürünlerinin çeşitliliği (ARI ZEHİRİ, ARI SÜTÜ, PROPOLİS, APİLARNİL vb) arttırılarak ekonomiye kazandırılması ve bu konuda desteklenmesi yararlı olacaktır.
2- Varroa ülkemiz arıcılığına zarar veren ve son yıllarda yapılan çalışmalarla birçok viral etkeni arılara taşıyan en önemli arı zararlısıdır. Bu nedenle yöresel, bölgesel ve ulusal Varroa mücadele programı oluşturulmalı ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Arıcı Kayıt sisteminden(AKS) yararlanarak ortak bir çalışma yapılmalıdır.
3- Bölgeler arası ana arı nakilleri ve satışları mercek altına alınıp dezavantajları ortaya konmalıdır. Ülkemiz arıcılığında verimliliği artırmak ve koloni kayıplarını azaltmak için özellikle varroa ile etkili ve zamanında mücadele yöntemleri en kısa zamanda belirlenmelidir. Ayrıca arı ırklarının bölgesel olarak korunması ve hastalık bulaşımının engellenmesi için gezginci arıcılık sınırlandırılarak bölgesel olarak yapılmalıdır. Bu durum tozlaşma servisi içinde bölgelere olumlu yansıyacaktır.
4- Balda katkı ve kalıntı sorununu çözmek için mutlak suretle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Laboratuarları analiz şartları düzeltilmeli ve Temiz çıkan ballara destek (Analiz ücreti almamak gibi) verilmeli ve ödüllendirilmelidir.
5- Arı hastalıklarının (Amerikan Yavru Çürüklüğü, Avrupa Yavru Çürüklüğü, Nosema, Viral etkenler ve Mantar hastalıkları vb) teşhisinde Kamu ve Üniversiteler hızlı güvenilir ve standart teşhis metodları kullanmalıdır. Bu konuda ortak bir çalıştay düzenlenmeli ve çıkan kararlar uygulanmalıdır.
6- Bal pazarlama desteği ve bir bal borsasının oluşturulması üreticiyi ve emeğini korumak açısından gereklidir.
7- Türkiye balarısı ırklarının coğrafik dağılımının durumu güncellenmeli ve ırkların ıslahı ile gen kaynaklarının korunması sağlanmalıdır.
8-Balarılarının yaptığı tozlaşmanın önemi yazılı ve görsel basına anlatılmalı bu konuda arıcılara verilen maddi destekler daha gerçekçi ve cazip olmalıdır.
9- Türkiye’de yapılan Ulusal ve Uluslar arası Arıcılık Kongrelerine ilgili Bakanlıkların yetkili temsilcileri mutlaka bulunmalı, görüş ve önerileri belirtilmelidir.
10- Yapılan kongreler göstermiştir ki, ülke genelinde Türkiye Arıcılık Kongresinin düzenli olarak 2-3 yılda bir yapılması zorunludur.
11- Dünyada sayılı yerde olan arıcılığımızın ihraç potansiyelinin arttırılması için gerekli düzenlemeler ve yeni pazarların araştırılması yapılmalıdır.
12. Ülkemiz arıcılığı kovan yapımından başlayıp üretilen arı ürünlerinin depolanması aşamasına kadar her aşamasında her türlü zararlı kimyasal maddeler kullanılmadan üretimden pazarlanmasına kadar gerekli önlemlerin nasıl alınacağı konularında merkez birliği başta olmak üzere akademisyenler tarafından çözüm yolları araştırılmalıdır.

25 Aralık 2010 Cumartesi

AYLARA GÖRE ARICILIK TAKVİMİ

AYLARA GÖRE ARICILIK TAKVİMİ


 
OCAK

- Arılar Devamlı Olarak Kovanda Olduklarından Kovan Ağızlarının Temizliği Ve Havalandırma Yapılır.

- Arılar İçin Yeteri Yem Yoksa Bez Parçasına Toz Şeker Konarak Kovan İçine Yerleştirilir.Uyuyan Arıların Düşüp Ölmemesi İçin Kovan Ve Petekler Sarsılmamalıdır.

- Kovanlarda Görülmesi Muhtemel Hastalık Ve Zararlılarla Mücadele Edilir.

ŞUBAT

- Hava Koşulları Uygun Gidip,Çiçekler Açmış Ve Arılar Çalışmaya Başlamışsa,Şubatın Son Haftası Kovanlarda İlk Kontroller Yapılır.Bu Kontrollerde;Sönen Kovanlar Varsa,Ballı Çerçeveleri Alınıp,Kovan Kapatılır.Bu Yolla Yağmacılığa Da Meydan Verilmemiş Olur.

- Aç Kovanlar Varsa,Ballı Çerçeve Verilir.Ballı Çerçeve Yoksa,Şurup İle Besleme Yapılır.Bu Besleme İşlemi,Kovanda Aç Kalma Tehlikesi İle Karşılaşılmadıkça Yapılmaz.Çünkü,Normal Arılar Erken Beslemeye Tabi Tutulursa,Fazlaca Yavruya Yatar.Bunun Sonucu,Soğuklarda Yavruları Üşütme Olasılığı Artar.Verilecek Şuruplar 1 Ölçü Şeker,1 Ölçü Sudan Yapılır.Su Kaynatılır.İnsan Tenini Yakmayacak Kadar Soğuduktan Sonra Şeker Katılır Ve Eritilir.5 Litre Şuruba 1 Gr“Teramisin” Veya Bir Paket “Apimisin” Suda Erimiş Olarak İlave Edilir.Yavru Çürüklüğüne Karşı,Koruyucu Olarak İlaçlı Şurupla Besleme Yapılır.

- Şubat Ayında,Ayrıca Varroaya Karşı Mücadele Yapılır.Çünkü,Şubatta Yavru Ve Yumurta Yoktur Veya Az Miktardadır.Yavrunun Az Olduğu Dönem,Varroa İlaçlaması İçin İdealdir.Kullanılacak İlaçlar Devamlı Olarak Değiştiği İçin,Tarım İl Müdürlüğünden Öğrenilmesi Gerekmektedir.

MART

- Arılarda Esaslı Muayene Ve Bakım İşlemlerine Mart Ayında Başlanır.Mart Ayında Arılar Yavru Ve Yumurtaya Başlarlar.Bu Nedenle,Kovanların Açılması Ve Muayenesi Havanın Güneşli,Rüzgarsız Ve Sıcaklığın 15 ºC’nin Üzerinde Olduğu 12.00-14.00 Saatleri Arasında Yapılmalıdır.Yavruları Üşütmemek İçin,Kovanları Fazlaca Açık Tutmaktan Kaçınılmalıdır.Ayrıca,Elini Çabuk Tutarak,Kovanları Hemen Kapatmalıdır.

- Kovanların İşçi Arı Mevcudu Kontrol Edilir.

- Kovanların Anaları Olup Olmadığı Kontrol Edilir.

- Öksüz Kovanlar Analı Zayıf Kovanlarla Birleştirilir.

- Kovanlardaki Fazla Boş Petekler Çıkartılır.

- Yavru Ve Yumurta İçin Teşvik Şuruplaması Yapılır.

- Elimizde Varsa,İhtiyaçlı Kovanlara Ballı Çerçeve Takviyesi Yapılır.

- Rutubetten Dip Tahtası Islanan Kovanlar Varsa,Ya Dip Tahtası Yada Kovan Değiştirilir Veya Sıcak Bir Günde,Yanan Bir Ateşte Dip Tahtası Kurutulur.

NİSAN

- Bu Ayda Martta Başlanan İşlere Genellikle Devam Edilir.

- Yemlemeye Devam Edilir.15 Günde Bir Kovanlar Açılarak,İş Çalışması Kontrol Edilir.

- Gerek Duyulan Kovanlara Kabartılmış Petekler Azar Azar Verilir.

- Her Hafta Arıların Çalıştığı Saatlerde Kovanlar Dıştan Kontrol Edilerek,Kuşkulanılan Kovanlar Açılarak Denetlenir.

- Nisan Sonlarında,Kuvvetli Kovanlar Oğula Hazırlanabilir.Oğul Verebilecek 10 Çerçevesi Tam Dolu Kovanlar Ya Bölünür Veya Balık İlavesi Verilir.Arıcı Arzusuna Göre Hareket Ederek,İsterse Tabii Oğula Da Bırakabilir.

- Zayıf Kovanlar Yavru Ve Yumurtalı Çerçevelerle Takviye Edilir.

- Çok Zayıf Kovanlara Yavrulu Çerçeve Takviyesi,Üzerindeki İşçi Arılarla Birlikte Verilir.Bu Defa,Birleştirme Çerçevesi Kullanılarak,Birleştirme İşlemi Yapılır.Bu İşlemde,Verilen Çerçeve Üzerinde Ana Arının Bulunmaması Gerekir.
  
MAYIS

- Nisan Ayında Yapılan Bölmelerin Durumları İzlenir.

- Fazlalık Analar İle Öksüz Kovanlar Analandırılır Veya Bazı Analar İle Yeniden Bölme Yapılır.

- Mayıs Ayında Hava Koşullarına,Doğal Bitki Örtüsüne Ve Kovanların Yiyecek Durumlarına Göre,Yemleme Sürdürülür.

- Doğal Oğul Arzu Edilmiyorsa,Ana Arı Memeleri Kesilerek Yok Edilir.

- Oğulların Bakımına Özen Gösterilerek,Genç Çiftleşmiş Analar Yumurtlamaya Kadar İzlenmelidir.

- Gerek Duyulan Kovanlara,Çerçeve Durumlarına Göre Ballık İlave Edilir.

- Uçma Delikleri İyice Genişletilir. (Havalar Serin Gidiyorsa,Uçma Deliği Normal Bırakılır.)

- Seyyar Arıcılık Yapacak Arılar,Kovanları Taşıyacakları Yerleri Belirleyerek Bölge Hakkında Bilgi Sahibi Olmalıdırlar.

HAZİRAN

- Oğulların Bakım Ve Kontrolüne Devam Edilir.Taşınan Kovanlar Muayene Edilir.

- Ballık Ve Çerçeve İlavesi Yapılır.Oğula Yatan Kovanlar Kontrol Edilir.

- Nektarın Geliş Durumu Kontrol Edilir.

- Sıralanan Petekler Hasat Edilir.Süzülüp Tekrar Kovana Verilir.

- Bölgedeki Doğal Bitki Örtüsünün Durumuna Göre,Gerek Duyulursa,Yeni Bölgelere (Örneğin,Ayçiçeğine) Kovanlar Taşınır.

TEMMUZ

- Kovanların Taşınması Ve Kontrolü Yapılır.

- Bal Geliş Durumu İzlenerek,Gözlemci Kovan Her Akşam Üstü Tartılır.İhtiyaç Duyulan Kovanlara Ballık Ve Çerçeve İlave Edilir.Ayrıca;Su İhtiyacının Sağlanmasına Çalışılır.

- Zayıf Kovanların Birleştirilmesi Gerekir.

AĞUSTOS

- Genellikle Bal Toplama Devresi Olduğundan,Kovanların Genel Durumu Kontrol Altında Tutulur.

- Kovanlarda Temizlik Devam Eder.Dolu Çerçeveler Çıkarılarak Yerlerine Boşlar Konur.

- Kovanlar Geceleri Sarsılmadan Bol Çiçekli,Florası Zengin Yerlere Nakledilir.

- Arılarda Görülecek Hastalık Ve Zararlılarla Mücadele Edilir.

EYLÜL

- Bal Hasadı Yapılır. (Çerçevenin Tümünün Veya En Az 2/3’ünün Sıralandığı Zaman,Bal Hasat Edilmelidir.Sırlanmış,Olgunlaşmamış Ballar Hasat Edilirse,Erken Kristalize Olur Veya Ekşimeler Görülebilir.)

- Sağlam Çerçevelerdeki Ballar Süzülerek,Boş Petekler Yeniden Kovanlara Verilir.Verilen Bu Boş Petekler İşçi Arılar Tarafından Onarılarak,Bal Bulunabilirse,Yeniden Doldurulabilir.

- Bal Sağımda Yağmacılığa Meydan Vermemek İçin,Çok Dikkatli Davranmak Gerekir.

- Kovanlarda Bakım İşleri Devam Eder.Soğuk Bölgelerde Kovan Ağızları Daraltırılır.Soğuk Başlayan Bölgelerde Kovanlarda Kışlık Yem Durumları Kontrol Edilir.

- Çeşitli Arı Hastalık Zararlıları İle Mücadele Edilir.

EKİM

- Arıları Kışa Hazırlama Bakımından Ekim Ayı Çok Önemlidir.Bu Ayda Arılar Tam Bir Kontrolden Geçirilir.Ana Durumları,Yavru Durumu,İşçi Arı Durumu Ve Kışlık Bal Durumu Kontrol Edilir.

- Anasız Kovanlar Birleştirilir.

- İşçi Arısı Az Ve Zayıf Kovanlar Kışı Çıkaramayacağı İçin Birleştirilmelidir.

- Mevcut Durumu İyi Olup,Balı Noksan Olanlar Varsa,Ballı Çerçeve Verilir.Yoksa,Şurupla Besleme Yapılır.Kışa Hazırlanan Kovanlarda,Yavru Çürüklüğü Hastalığına Karşı Koruyucu Olarak,Yemleme Şurubuna “Teramisin”Katılır.Mozeraya Karşı Da Koruyucu Olarak “Fumidil-B” Şuruba Katılarak Yemleme Yapılır.

- Ekim Ayı Sonlarında,Etkili Bir Varroa Mücadelesi Yapılmalı Ve Arılar Kışa Varroadan Temizlenmiş Olarak Girmelidir.

- Kışa Hazırlanan Kovanlarda,Arıların Kaplayabileceği Kadar Çerçeve Kuluçkalıkta Bırakılmalı,Balı Alınmalıdır.

- Arı Mevcuduna Göre,Kovanda 10-20 Kg Bal Bırakılırsa,Kış İçin Yeterli Olur.

- Kışa Hazırlanan Kovanlar Yağmurdan Korunmalı,Uçma Delikleri Daraltılmalı,Yağmur Ve Rutubetten Korunmalıdır.

- Hazırlanan Kovanlar Kışlanacağı Yerde Rahatsız Edilmemelidir.

KASIM

- Ekim Ayında Yapılan İşler Tamamlanır.Zayıf Ve Anasız Arılar Birleştirilir.

- Arılar Yeteri Besin Bırakılmış Kovanlarda Kış Uykusuna Bırakılır.

ARALIK

- Arılar Kovanlarda Kış Dinlenmesine Terk Edilir.

KAYNAK: ARİCİLİK.GEN.TR